ayakta kalan alkış,
bezgin bir ruhun salonunda duvarlara çarpınca,
katmerli bekleyişler hafifleyen elimde tüy gibi ağırlaştı.
ağrıdım sonra.
dört tarafı saran bir şeydi bu
kapana takılı kalan vakte, nefesinle şımaran rüzgar bir türlü sığamadı.
sıktıkça sıktı boynumu atkı
damarlarımı daraltan adın,
tutamadığım bir yeminle dolaştı.
şiirin tevbesine yaraşan teslim olmaktı.
kalem bırakmaktı.
zira kağıt senin.
fiyakalı bir gömlek kalıyor banada
cebime umursamazlık
yakama küstahlık…
0 cevap şu ana kadar ↓
Henüz hiç bir yorum yok... Hemen aşağıdaki formu doldurarak tartışmaya başlayın.