Ekim 2007 adresinden yazılar
Şerbet tasında eriyen
Ağzımın şaklabanı zehir baklam
Olduğun yerde duramam
Direnemem biliyorsun
Islatırım hemen.
Dağılırsam…
Ağırlaşmadan sancı
Kelimeleri örtbas etmeyin sakın!
Aklımın tuzağıdır aşkı soğutmak
Ve düşen kırağıdır, bilin!
Kalp batımında son ufka yakın
Bir defa daha güneşle
Kara iplik ayrışmadan o vakte gidin
Nazlı terziler sevdim sizde görün!
Beklemek susuzların işi değil
Anladım karıncaları yağmur yağarken
Anladım eskicilere kabuslar neden verilir
Anladım neden yırtılır ütüsü bozuk bir şiir
Nazlı terziler sevdim sizde görün!
Küçüldüm de giremedim yüksüğe
Dolandı hep beyaz,
Ay beyazı bir gömlek
Biçildi karmaşada
Ortada bırakıldım.
Dilimi çektim tabanlarından…
Ve
Sığdım.
(Gökekinden)
Kategoriler: Şiir
Katarlar ardı sıra takılmış olanları umursamadan gider. Karşı koymak işe yaramaz, Vagonlar, kampanaları kırılsa da, acı fren sesleri kulakları doldursa da, Katar’ı biraz yavaşlatmaktan, biraz hırpalamaktan başka bir şey yapamazlar.
O güç, içerde olanın aksidir. Mevcudattır. O güç, bir evin sokağa bakan camlarını kırma pahasına atılan, küçük bir taş parçasına sarılmış küçük bir kâğıttır. Ağırlık taşındır, taşıdığı mana cürümünü hafifletebilir o zaman. Rüzgâr pekâlâ bu ulağın arkasından gidebilir. (dahası…)
Kategoriler: Deneme
Bir esenliktir ki,
Yağar ta fecre kadar
Rahmet sağnağı… (dahası…)
Kategoriler: Şiir
Kılıcı keskin kılan inceliğin
Saçında gözü varsa
Benim de kaba bir ruhum var
Her teline yetiyor adınla dağılınca…
Kategoriler: Not Defteri · Şiir
geldin
ve yalnız dönüyorsun yine
yine suskunsun, kederlisin
bekleyeceğim seni
söz veriyorum sana
ölmeyeceğim başka bir zamanda
Kategoriler: Şiir