Ve bende sarı yapraklar eylülden önce
Üşümelerim gelmeden dökecek değilim
Sıcak bir kirpik altı, ruhun şezlongu
Dipdiri bakınca kadın gözlerin
Umursamam yanağından uçanı
Duldana sığınmış bir kaçak gibi
Söz, ses çıkarmam
Çok yavaş yürürüm kalbinde
Öylece, özlerim seni.
Soğudum
Sesini taklit ederek gelen her kuşa
Gökleri nişangâh bilen bir avcı gibi
Söylerim sevdiğimi
Ellerimi sürerim kanatlarına
Ellerime bulaşır ayrılık
Sevdim
Ben insanoğlu cebinde mermiler
Ya bir kafes örerim parmaklarımla
Ya bir çifteyi tutarım
Evvelim tarihe sığmayacak kadar günah dolu
Kan tadında bir günce en masum notum
Uzaktan dokunmazsam
Saklanmazsam bir ağaç arkasına
Elma diye ağlarsa bir çocuk
Kim çerci olur
Kim çıkar ‘üç’ten sonra
Soğudum
Soğudum
Soğudum gerçeğin terekesinden
Sevgililere emanet edilecek gibi
Yaşayan sanılarak,
Açılan sayfaların can damarına
Yeni bir kitabı baştan okudum
Okudum da bir kez daha terletti
Yokluk bir kuyuya sığardı
Nefesin ölümü baştan belletti.
Soğuyunca sevdim bu provayı
Yakınına düşen her yaralı
Uçmasız bir Serçe olacak.
Sen hiç giden olmazsın…
Öyle mi?
Ben olurum.
5 cevap so far ↓
naz_li // Ekim 3, 2007 5:49 am
/Çok yavaş yürürüm kalbinde/
Özen gösteren bir sevgi, kalbimde kirli ayakları ile filler gibi tepinenler geldi aklıma.
yavuzbasak // Ekim 4, 2007 5:17 pm
Fillere saygıyla…
naz_li // Ekim 7, 2007 3:28 pm
Teessüf ederim kalbimde tepinen Fillere saygı mı du yu yor su nuz?
yavuzbasak // Ekim 7, 2007 5:11 pm
Fil olabilmek zordur, olabilenlere neden saygı duymayım!
Sizin Fillere değil övgüm…sizlik değil yani.
tuana // Ekim 10, 2007 11:39 am
adımlar yavaşsa daha hızlı çarpar kalp…
daha çok özletir bir sessizlik…