Yıkıldı saray.
Bitti fırtına.
Toz toprak kaldı.
Bir kurşun, bir silahla buluşsun diye yola çıkmıştı.
Ulaklar geri döndüler.
Buzdan duvarlar, lütuf sayılmış lütfedilmiş bahşişlerle geri gelmenin utancını anlattılar.
”zaman bitti” dedi birisi.
Bitti dedi başkası..herhangi biridir dedi, herhangi biri.
İhtişamlı bir törenle yakıldı fermanlar, elde küllerden bir karanlık, bırakılmış ellerden bir tırnak izi…
Devlette kalmadı hikmette bu yanılgıda.
Çiğnendi bahçe,
Kuruldu divan,
Kaftan düştü.
Koşup eline bir silah verdim. Namluya bir kurşun sürdüm.
Zaman tanık.
Suç sabit.
Can yaktı çekilen tetik.
Bana, parmağın acıyor mu diye sormak düştü.
Ne dediğini du ya ma d……
Ölümün notu:
”Soğudu.”
2 cevap so far ↓
sulltan // Ağustos 14, 2007 11:16 am
yanılgı : ölüm…
tuana // Ağustos 30, 2007 2:00 pm
“ey büyüyüp küçülen,yer değiştiren can
ne çıkar kaybolsan dokusunda ağacın”
yazı:ölüm
ölüm:tura”