Açılmasın dedikleri
buyurgan sırlarla dilsiz
ve densiz bakışkar bilen
ahraz kalbin
alıngan atışındasın.
Sûzidil
üstüne varma bunca hiçsizliğin
zira
azadsız mahcubiyetin
durduğu eşiktesin.
Sana yazmak istediğimde sözler bileklerini uzatıyor ne tuhaf… Oysa benden kaçan sözleri bulma telaşıyla kıvrandığım şu saatte, yine sana giden kalemimin peşindeyim…
Sen unutmanın o hain rahatında; ben anıların veremediği hükmün intizarıyla dalgın…
Neye mâl olduğunun farkında mısın?..
Cankız, insanlar geçiyor ömrümden; günüme ortak, halime uzak… İçlerinde hırs denen rüzgarlar esiyor.
Ben sana daha sıkı tutunuyorum…
Gözüm, ne desek eksik duruyor bu ötekilerin diyarında. Biz demeyince ben hükümsüz kalıyor.
Bana yedek bir zamir bul; seni olmayan bana dilim dönmüyor.
Öyle böyle geçiyor günler… Öylesine uyanıyorum.
Böylesi ilk kez de olmuyor, biliyorsun… Ama boş vermiş değilim onu da bilesin;
bir bitab mizaçtan bahar beklentisi bu bendeki…
Ya da kıştan mülhem intiba tâlimleri…
Kurudum kaldım yine acemkızı, gözlerim de bana bakmıyor. Sen de yazmıyorsun…
Geçmişine yolculuk mu var?
Henüz anı olacak cesaretim yok…
Kaleme tutundukça yürüyor aksak dizelerim…
Şimdi de şiir oluyorsun.
Çok oluyorsun…
Bir sen.
Bilsen…
Sitemden yine korkuyorum, çünkü acıtıyor…
Sana dokunsun için değil, değsin diye yazıyorum.
Aldandığımı göster…
Aldanmış olmak zorundayım.
Dedim, bu sessizlik senin değil; ihtimal, yine yanlış aynalardan bakıyorum.
Cançiçeğim, kıyamam ile başlayan her sözün fiilinde sen duruyorsun…
Ben geçişli eylemlerin ezdiği edilgen tavırlarla mahcûb…
Böyleyken neye kastedebilirim?
Bakıyorum, aşkı olmadığı gibi anlatma telaşında şairler.
Sen kalem tuttukça; rahat uyuyorum…
Sûzidil…
Anılmayanlar ülkesinde adın miras kalamaz.
Onların hikmet bildiğidir unutmak;
sana da gelecekler…
ellerini açık, ezberini sıkı tut!
Kendine saklan,
ey kuyuların sevdiği!
Ben
Yakup misal,
gözlerimden aldım nöbeti
deva arama acemkızı,
Söz yordamıyla bulurum seni…
Özlem Erdoğan
0 cevap so far ↓
There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.