Yol Düşleri

YILLARIN RENGİ

Temmuz 12, 2007 · Yorum Yapın

Eteklerimizde topladığımız taşların kanatanları duruyor.
Dökmek istemiyoruz.
Kendi sığınağımıza giden yol burada diye, avazımızın çıktığı kadar bağırıyoruz.
Kimse duymuyor.
Seslerin arasında tanıdık bir söz yok
Anlam, toplama kamplarında tutuluyor ay gibi.
Her takvim bir de kurşun sıkıyor üstelik.
Pazartesinden pazara…
Sonra bir kefen almak kolay olmuyor, yaprakların fazlalığına bakınca.
Yol burada! gocunmasın dışarıdakiler!
Soluk bir bakış, soluk bir nefes kadar aynada durmaz kendince.
Çünkü yol Bir’de…
Bir de yönü tayin için görmek gerek ânı paylamadan.
Payımıza dakikalar, saatler, günler, aylar ve yıllar düşüyor büyüdükçe…
Bir de bayramlar!
Aklımızda münzevi saltanat kurup, kalbimize iniyor.
Dönüp bakıyorum da gizlice!
Ağlayık çocuklar görüyorum kapı önlerinde.
Zile basıyorlar üşümüş küçük parmakları ile.
Evde kimseler var mı
Ya kimseliler
Kapı açılacak mı
Gel denilecek mi?
Belli ki zaman hırpalanıyor bekledikçe.
Âma sesler geliyor içeriden.
Her tıkırtı notaya dönüşüyor.
Evde ise bir telaş, susmayan zile doğru harlanıyor.
Babanın elleri ceplerinde.
Anne, kavanoz diplerine, eski çıkınlara, raflara ulanıyor gönlünce.
Bütün efrat seferber bir bozukluk bulmak için.
Yok!Yok! yok!
Evde yokuz numarası aranıyor.
Tenin rengi bayrama düşüyor.
Zil sükuta düşünce.

Kategoriler: Deneme

0 cevap şu ana kadar ↓

  • Henüz hiç bir yorum yok... Hemen aşağıdaki formu doldurarak tartışmaya başlayın.

Yorum Yapın